6 Şubat 2016 Cumartesi

Hayallerindeki eşi karşılarında buldular!

Antalya Migros AVM, sanal gerçeklikle hayallerinizdeki kişiyi gerçeğe dönüştürüyor. 






Bir boomads advertorial içeriğidir.

25 Ocak 2016 Pazartesi

Gülümsemeye dair şaşırtıcı gerçekler: Hangi gülümseme ne anlama geliyor?

Vücut dili kullanımının en belirgin özelliklerinden olan gülümsemenin farklı çeşitleri, altında farklı anlamlar barındırıyor. Tıpkı hissederek gülümsemenin ve mutlu olmadığımız halde gülümsemenin karşımızdaki kişiler tarafından hissedilebiliyor olması gibi, nasıl güldüğümüzün de karşımızdaki kişiler tarafından algılanış biçimi farklılıklar gösterebiliyor.

Dudakları kapatarak gülümsemek


Dudaklar kapalı şekilde gülümsemek, gülümsemenin en yaygın olarak kullanılan çeşitlerinden biri. Kolay yapılabiliyor olması, gülümsemek istemediğimiz ancak gülümsememiz gereken durumlarda karşı tarafa kibar ve nazik bir tepki vermeyi daha kolay hale getiriyor. Dudaklar kapalı olarak gülümsemek, çoğunlukla samimi algılanmayan bir gülümseme biçimi. Gerçekten hissederek gülümseyen kişilerden dişlerini göstererek gülümsemelerini bekliyoruz. Her ne kadar orta dereceli bir samimiyet belirtisi olarak algılansa da, karşımızdaki kişinin gülümserken dişlerinin beyazlığına güvenmiyor oluşunun ya da dişlerindeki problemleri gizlemek isteyişinin de dudaklarını sıkı şekilde kapatarak gülümsemeyi tercih etmesinin sebebi olduğunu da aklımızın bir köşesinde bulundurmakta fayda var.

Kendini beğenmiş gülümseme


Kendini beğenmiş ve odağın kendisinde olmasını isteyen insanların çoklukla kullandığı bu gülümseme çeşidinde, dudaklar genelde kapalı ve gülümseme sağa ya da sola çekilmiş olarak bulunuyor. Zaman zaman dudakların aralık olduğu ya da üst dudağın biraz daha kalkık tutulduğu durumlarda da gözlenebiliyor. Dudaklarla birlikte kaşlarda da bir tarafı kaldırmak gülümsemeyi tamamlayıcı olarak kullanılabiliyor.

Kendini beğenmiş şekilde gülümseyen insanların bir çoğu bulunduğu ortamda lider konumunda olmak isteyen ve odak noktası olmak isteyen kişiler. Kalabalık bir ortamda iletişim kurduğunuz kişilere bir süreliğine bu şekilde gülümsemeye devam ettiğinizde sizinle konuşurken çok daha dikkatli ve gergin olduklarını hissedebilirsiniz.

Yarım gülümseme


Kendini beğenmiş gülümsemeye oldukça benzeyen bu gülümseme türü, asimetrik bir görüntü yarattığı ve tam olarak ne yaptığınızın anlaşılmaması nedeniyle en karmaşık ve en farklı tepkiler alabileceğiniz gülümseme çeşidi. Kendine güven, utanma, ilgi, kızgınlık, dominantlık gibi birbirinden çok farklı duyguları yansıtabiliyor.

Ağız açık gülümseme


Ağız açık olarak gülümseme, dişlerin tamamının gösterildiği gülümseme çeşidinden farklı olarak, kahkaha atarken çekilmiş bir fotoğraf görüntüsünü andırır. Bu gülümseme de, şaşırtıcı şekilde çoğunlukla yapay ve samimiyetsiz bir imaj yansıtır. Her ne kadar yapay olsa da, bu şekilde gülümseyen kişiler çoğunlukla umursamaz, ben merkezci ve eğlenceli kişiler olarak tanımlanır. Özellikle fotoğraflarda fotojenik görünmenin en kolay yollarından biri, tüm dişleri göstermek ve ağzınızı olabildiğince açmak. Tabii ki öğle yemeğinde dişinizde maydanoz kalmadığından ve dişlerinizin yeterince beyaz olduğundan emin olduktan sonra:)


Bu içerik http://www.uplifers.com/ tarafından hazırlanmıştır. 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

7 Ocak 2016 Perşembe

YUKARI KAVRUN

6 Ağustos 2015 Perşembe
Sabah hava soğuktu, insanın canı hiç kalkmak istemiyor. Fehmiye yardım etmek için dışarı çıktım. Fehmi de kalkmış ama soğuk olduğu için dışarı çıkmamış, çadırının içinde eşyalarını topluyordu. Güneş tepeyi aşsa hava ısınacak ama bir süre daha beklememiz gerekiyor. Fehmi eşyalarını toparlayıp dışarı çıktı. Kahvaltımızı hazırladık, bu sırada güneşte tepenin ardından çıkmaya başladı. Biz karnımızı doyururken güneş ve rüzgar Fehminin nemli çadırını kurutacak. Çadırımın biraz ilerisine gece gelip çadır kuran bir arkadaşta çadırını topluyor oysa Fehmiden ayrılırken konuşup tecrübelerimizi birbirimize aktaracağımız yeni bir dost edinebilirdim.

5 Ocak 2016 Salı

YUKARI KAVRUNDAN AYDERE YÜRÜYÜŞ ve YEŞİL YOLLA YÜZLEŞME

5 Ağustos 2015 Çarşamba
Gece soğuktu ama uyku tulumum beni soğuğa karşı bir kez daha korumayı başardı. Sabah kalkıp dışarı çıktığımda hava buz gibiydi. Güneş çoktan doğdu ama dün Büyük Deniz gölünden kavruna gelirken indiğimiz doğudaki yüksek tepe yüzünden hala yüzünü gösteremedi. Güneşin ışınları çadırımıza vurduğu zaman ısınmaya başlayacağız. Telefonu ve fotoğraf makinesinin dün geceki çekimde boşalan pilini doldurmak için çadırlarımızın hemen önündeki Şahin kafeteryaya gidip cihazları prize taktım. Fehmi sabah namazına kalktığı için benden önce uyanmıştı ama soğuk nedeniyle çadırından çıkmamıştı. Az sonra güneşi tepeyi aşması ile etraf ısınmaya başladı. Fehmi de dışarı çıktı. Kahvaltıyı hazırlamaya başladık. Oğuz, Bayram ve Mustafa ayrılırken yanlarındaki yiyecekleri bırakmışlardı. Yiyeceğimiz bol. Oğuzun bıraktığı gazlı ocakta Fehminin küçük çorba kasesine koyduğumuz suyu kaynatarak elde hazırladığımız bitki çayımız eşliğinde peynir, zeytin ve balla karnımızı doyurduk. Fehmi daha önce Ayderi görmediği için Aydere yürümeye karar verdik. 12 km lik yolu 1000 metrelik bir inişle zorlanmadan aşabileceğimizi düşünüyorum. Dönüştede yürüme teklifimi Fehmi kabul etmedi, bir yerde haklıda bir günde 24 km yürüyüş ve üstelik indiğimiz 1000 metreyi tekrar çıkmak çok kolay değil.

30 Ekim 2015 Cuma

GÖNEN - BANDIRMA

1 Haziran 2015 Pazartesi
Bandırmadan feribot akşam kalkacağı ve önümde de fazla yol olmadığından akşam yatarken sabah biraz geç kalkıp kahvaltıyı yaptıktan sonra yola çıkmayı planlamıştım ama adeta alarm kurmuş gibi yine erkenden uyandım. Biraz yatakta döndüm, sonunda rahat edemeyip kalktım. Yaralarım kabuk bağlamış, pek acımıyordu. Terliklerle kahvaltı salonuna gittim. Öğretmen evinde kahvaltıyı seviyorum insan istediğinden istediği kadar alabiliyor.

27 Ekim 2015 Salı

2016 BAHAR TURU

27 Ekim 2015 Salı
2016 için bir tur planı açıklamayı düşünmüyordum ama aklıma birden bu güne kadar hiç gitmediğim Kapadokyaya gidip oraları görmek, balonların fotoğraflarını çekmek geldi. Geçen yıl Erdal Kapadokyayı teklif ettiğinde ulaşım zorluğu ve masrafı yüzünden kabul etmemiştim. Bu sefer nedense Kapadokya bana da cazip geldi.

14 Eylül 2015 Pazartesi

TRANS KAÇKAR 7. GÜN BÜYÜK DENİZ GÖLÜ - YUKARI KAVRUN

04 Ağustos 2015 Salı
7. Gün:
Sabah kalkıp kahvaltımızı yaptık. Ardından çadırları söküp eşyalarımızı topladık. Aslında benim bu kadar acele etmeye niyetim yok ama gurupta bir an önce gitme yönünde bir arzu görüyorum. Kavruna indiğimizde en azından bu geceyi orada geçirme yönünde eğilim vardı ama kahvaltıda Mustafa arkadaşlar bir fikrim var, Kavrundan ben Rizeye gidip bir araç kiralayayım, dönüp sizi alayım ve 2 günde bütün yaylaları araçla gezelim ne dersiniz diye sordu. Bayramın dönüş uçağı 2 gün sonra Trabzondan kalkacak. Benim önümde yaklaşık 1 hafta zamanım var. Bayram kabul etti, Fehmi ile ben bu fikre sıcak bakmadık. Bu gün Kavruna indikten sonra Mustafanın Rizeye gidip araç kiralayıp dönmesi akşamı bulacak ve önümüzde sadece 1 gün kalacak. Mustafa jip türü yüksek bir aracı günlüğü 150 TL ye kiralayabileceğimizi söylüyor. 2 günlük araç kirası 300 TL, artı yakıtı yüklü bir fatura ödememe neden olacak. Buradan yola devam edeceğim için harcamalarımı minimumda tutmak zorundayım ayrıca yayladan yaylaya koşturmamızda cabası olacak. Bayram ile Mustafa gitmeye, Fehmi ile ben ise kalmaya karar verdik. Bu gün Kavrunda ayrılacağız. Eşyaları yüklenip Kavruna doğru yürümeye başladık. Patika inişte zorlamıyor, sadece mıcır olan yerlerde dikkat etmek gerekiyor.